Malinua (Waterslager) Kanaryasında Duyma ve Ötme Özelliği Reviewed by Momizat on . Malinua (Waterslager) Kanaryasında Duyma ve Ötme Özelliği: Belçika Malinua (Waterslager) kanaryası vahşi kanaryalara göre yüksek frekansları duymada az hassasiy Malinua (Waterslager) Kanaryasında Duyma ve Ötme Özelliği: Belçika Malinua (Waterslager) kanaryası vahşi kanaryalara göre yüksek frekansları duymada az hassasiy Rating:
You Are Here: Home » Faydalı makaleler » Malinua (Waterslager) Kanaryasında Duyma ve Ötme Özelliği

Malinua (Waterslager) Kanaryasında Duyma ve Ötme Özelliği

Malinua (Waterslager) Kanaryasında Duyma ve Ötme Özelliği


Malinua (Waterslager) Kanaryasında Duyma ve Ötme Özelliği:

Belçika Malinua (Waterslager) kanaryası vahşi kanaryalara göre yüksek frekansları duymada az hassasiyet gösterir ve düşük frekanslarda daha enerji dolu şakımalar üretirler. Belçika Malinua (Waterslager) kanaryaları ve vahşi tip şakıyan evcil soyların türetilmesi (backcross : bir nesil ile atalarından birinin eşleştirilmesi) Z cins kromozomunda ana etkiler ile her İki cinste de 4 kHz’de zayıf yüksek frekans duyumu ve erkeklerin öğrendiği şarkılarda bağıl enerji artışı şeklinde kalıtsal özellikler meydana getirmektedir. 4 kHz duyma eşiği, ayrı erkekler için 4 kHz’de bağlı şakıma enerjisi hakkında belirgin belirtilerdir. Duyma ve şakıma anormallikleri ile ilgili bir sav yüksek frekansları duymadaki zayıflığın erkekleri düşük frekanslı şarkıları öğrenmeye ilmesidir.

Kuşların duyma eşikleri tipikl olarak şarkılarının frekans spektrumu (tayfı) ile ilgilidir, ancak bu ilginin, özellikle şarkılarını örenen türler için kaynağı iyi anlaşılamamıştır. Özel şarkı karakteristikleri için yapay olarak seçilmiş evcil kanaryalar bu ilgiyi incelemek için ideal bir sistemdir. Bir evcil tür, Belçika Malinua (Waterslager - BWS) kanaryası, diğer evcil ve vahşi kanaryalara nazaran öğrendiği şarkılarda enerji tepe noktalarında düşük frekanslara dönük bir spektrum değişimi gösterirler. Bu tür aynı zamanda diğer türlere oranla zayıf yüksek frekans duyma özelliği gösterir, 2kHz’den düşük eşikler normalken , 2khz’in yukarısındakiler vahşi kanaryalarınkine göre 2040 dB daha yüksektir. Bu yüksek frekans duyum kaybı daha yumurtadan çıktıktan 20 gün sonra başlar ve iç kulakta basılar papilla’daki eksik ya da hasarlı tüy hücrelerinden kaynaklanır. Bu anatomik anomalinin sonucu olarak vahşi kanarya landa ki 2-4 kHz arası en iyi duyulan alan BVVS’lerde 12 kHz’e düşer

Şarkı ve duymadaki soy bazlı değişiklikler cins bağlı da olabilir. Kuşlarda, cins belirleme ZZ erkek ve ZW dişi olmak üzere ters heterogametiktir. Güncel çalışmalar cins beliğin özellikleri ( şakıma gibi) genellikle Z kromozomunda, her ne kadar toplam genomun %7-10′unu oluştursa da, olduğunu öngörmektedir. Burada, biz BWS ile Border ( vahşi tip duyma şakıma özelliği olan ) kanaryalarından türetilmiş erkelerin duyma ve şakıma duyarlılıkları üzerinde Z kromozomunun etkisini özetleyeceğiz.

MATERYAL ve METODLAR Soy türetimi

Nesil BWS dışisî-Border erkeği ve BWS erkeği-Border dişisi çiftlerinin karşılıklı çaprazlamaları ile kurulmuştur(nesil diagramları ve metod detayları için elektronik EK-A’ya bakın).Bu çaprazlamaların F1 dişisi dölü %25 Border %75 BWS ortalama ile nesil oluşturacak şekilde BWS erkeği ile çiftleşti ri İm iştir. Erkek dölü ise 2 BWS Z kromozomu ya da 1 BWS 1 de Border Z kromozomu (anne F1′e bağlı olarak) taşıyacaktır. Eğer duyma ya da şakıma baskın Z bağlı faktörden etkileniyorsa BWS Z kromozomu taşıyan herhangi bir birey BWS özellikleri gösterecektir, öte yandan çekinik ise iki BWS Z kromozomu gerektirecektir. Irk içi çiftleştirme (BWS ve Border) île saf ırklar da oluşturulmuştur.

Şarkı öğretme ve analiz:

Döller (yeni nesil) akustik odalarda yetişkinlerden ayırılarak yetiştirilmişlerdir. Erkekler tümü ayrı yetişkin erkeklere ait olmak üzere 3 düşük perdeli, 3 de yüksek perdeli şarkı teyp ile dinletilerek yetiştirilmişlerdir. 14 eğitimli erkekten 5-10 şarkı kaydederek, uzun soluklu güç spektrumu üreterek 1 ve 4 kHz’de 1/3 oktav badları ölçtük ( Şekil 1a). Daha sonra tepe genlikleri arasındaki farkları 273 oktavlık bandlarda düşük ve yüksek frekanslardaki bağıl enerjiyi verebilecek ölçü oluşturabilmek için hesapladık

Duyma eşikleri:

ABR ( sessel beyincik tepkisi), çevresel duyma sistemi üzerinde ses uyarımlı potansiyel kullanarak duyma eşiğinin ölçme, kullanarak 23 genç neslin duyma eşiklerini Ölçtük. Frekansa özel ABRler 1 ve 4kHz’de l/4s’de artan 9 ton patlaması şeklinde uyarıldı. Eşikler ABR dalgaformunda gözlenebilen en düşük yoğunluk olarak tanımlanmıştır ( Şekil lb).

SONUÇLAR

Duyma Eşikleri:

Yeni nesillerdeki duyma eşikleri ( Şekil 2a,b, siyah semboller) saf BWS’lerin saf Border kanaryalarına göre 4kHz’de fazla ancak lkHz’de fazla olmamıştır ( tablo 1). Yetiştirilen hibrid türlerde ( şekil 2a,b, gri semboller) çift BWS Z kromozomu olanlar tek Border Z olanlara göre her frekansta daha yüksek duyma eşiğine sahiptirler. Tüm nesiller birleştirildiğinde çift BWS Z kromozomlular en az bir Border Z kromozomuna sahip olanlardan hem 1 hem de 4 kHz’e daha yüksek eşiklere sahip oldukları görülmektedir^, tablo 1).

Doğrusal olmayan regresyon modellemesi ile çekinik Z koromozomu etkisi 4 kHZ’deki duyma eşiğinde %87′lik dağılım ile açıklanmıştır

Şarkı spektral karakteristikleri:

Hibrid türler (şekil 2c, gri semboller) 14kHz spekrral şarkı genliğinde 2 BWS Z kromozomlu ya da karışık Z kromozomlu türlere göre farklılık göstermediler ( tablo 1). 3 nesil birleştirildiğinde ise 2 BWS Z kromozomlu erkekler diğerlerine (0 ya da 1 BWS Z kromozomlu ) şarkı genliğinde^ şiddetti) belirgin bir farka (müspet J) sahip oldular.

Çekinik Z kromozomu etkisi şarkılardaki tepe frekanslarının %79′unu açıklamaktadır, artı ek ve baskın Z kromozomu etkisinin bağımsız olarak değişmesine müsaade ederek bu değişkendeki değişikliklerin %86sını karşılamaktadır. Her iki model arasındaki fark çok belirgin değildir.

Duyma ve şakıma arası ilişki:

Erkeklerin duyma eşikleri üzerindeki spektral genlik değişikliklerinin doğrusal regresyonu 4 kHz’de belirgin ve olumlu (şekil 2d) ancak 1kHz için değildir.

TARTIŞMA

Duyma ve şakıma spektrumunun mirası(kalıtımı):

Sonuçlarımız BWS kanaryalarındaki yüksek frekans duyum eksikliğinin büyük oranda Z kromozomunda toplanan genetik faktörlerden oluştuğunu göstermektedir. 4 kHz’dekİ duyma eşiği 2 BWS Z kromozomu içeren kuşlarda tamamlayıcı ne olursa olsun diğerlerine oranla belirgin bir şekilde yüksek olduğunu göstermektedir ( Hakan ULUÖZ -> Bu da demek oluyor ki 4Khz’lik bir sesi duyması için saf BVVS’lere daha yüksek volümlü dinletmek gerekiyor !). BWS Z kromozomu, iki nesilde kabul edilen çekiniklik derecesine bağlı olarak 4 kHz duymasında %87 ile %91 arasında sorumludur. İki model arasındaki ihmal edilebilir fark ise Z bağlı faktörün büyük oranla çekinik olduğunu belirtir.

Şarkı spektral analizi de çekinik Z bağlı faktör ile tutarlıdır, doğrusal olmayan modeller. şarkı spektral enerjisindeki değişimlerin °/o79 ile %86′sını açıklamaktadır. Saf BWS erkekleri lkHz’de 4kHz’e göre daha fazla enerjiye sahip, tersi İse vahşi tip Border erkekleri için doğrudur.Hibrid erkekler ise her iki aileye göre daha ortalama değerlere sahiptirler

Duyma ve şakıma arası ilişki:

4kHz duyma eşiği erkek bireylerin şarkılarının frekans spektrumunun açıklamasının belirgin ipucudur ve şarkı enerji değişimlerinin %49′unu açıklar. Bu ilginin olabilir bir açıklaması bunun öğrenme süreci içinde oluşması ve vahşi tip şarkıların yüksek frekans elementlerinin zayıf algılanmasından kaynaklandığıdır. Eğilimli algı, genç kanaryaların ilk duyusal şablonları ezberleme sürecini ve şarkılarını diğer kuşlarla benzetme süreci olan motor süreci etkileyebilmektedir. Bu eğilim mutlak olmak zorunda değildir; örneğin Öğretim seansımızda (rejiminde ) kontrollü durumlarda düşük algılanabilir şarkı elementleri maskeleyen ( baskılayan) gürültü azaltıldığında öğrenilebilir. Diğer bir olasılık, zayıf olsa da, gözlemlene duyma ve şakıma arası ilişkinin pleiotropi(bir genin birden fazla nesli etkilemesi) ya da diğer genlere fiziksel bağı etkilemesidir.

Duyusal bağ:

BWS kanaryalarında duyma ve şakıma arası görünen bağ şeklinde nesilden nesile duyusal algılama cinsi olarak seçilmiş nesillerin uyarlaması olabilir. Alt türlerde öğrenilmiş erkek şarkıları eş seçiminde önemlidir, ve bir çok türde dişiler cinsi tercihlerini gençken erkek şarkılarına maruz kalarak öğrenirler. Dotayısı ile nesillerdeki duyum kaybı gibi değişiklikler erkeklerin şarkı ifadelerinde ve dişilerin seçimlerinde silsile şeklinde etkili olur. Bu duyusal (ya da duygusal) bağ hızlı nesil gelişimi ve kaçak cinsi seçimler arasında izolasyona neden olabilir, bu da erkek öğrenilen ezgi ve Öğrenilmiş dişil tercihlerinin fiziksel bağ yerine bir duyusal (duygusal) bağa dayaııdırabilir

İki kanarya neslinde duyusal algı ve erkek şarkıları arası bağı, olasılıkla öğrenme sürecinde başlamış olmalı, gösterebildik. Vahşi kanarya topluluklarındaki erkek şarkılarındaki farklılıklar, dişi tercihleri ve duyma duyarlılıklarındaki araştırmalar hipotezi verilen duyusal bağını test edilmesinde kullanılabilir.

 

Kaynak:http://www.malinua.net/

Leave a Comment

Devamını oku:
un-kurdu
Canlı yem – Un kurdu

Un kurdu (Tenebrio molitor) oldukça besleyici ve kullanımı yaygın bir canlı yem türüdür. Koloni eğer uygun koşullarda ve hijyen kurallarına...

Kapat
Scroll to top